8 Mayıs 2014 Perşembe

Nefes Almak

Bir haftayı daha bitiriyorum...
Her şeye rağmen çabuk geçiyor...
İçindeyken zamanın, hisler biraz farklı oluyor... yani bazı şeyleri anlayamayabiliyor insan.

Yazma sıklığımı azaltmamın en önemli nedeni ise yeni şeylerin çok fazla eklenmemesi aslında.
Sürekli "How long have you been in here?" ile başlayan sorularla geçiyor. İsimlerin bile
hiçbir anlamı yok, çünkü kimse kimsenin ismini hatırlamıyor. 

Detaylar var yine fazlaca... Gördükçe not alıyorum..
Biliyorsunuz otobüs maceralarım başladı burada.
Mesela hiçbir otobüs tıka basa değil, herkes oturabiliyor; doğal olarak yer verme gibi bir kargaşa yok ortada. Bunu nasıl sağladıklarını tam çözemedim ama milyonlarca cadde var ve her cadde için ayrı bir otobüs şirketi, ayrı bir hat çalışıyor. Doğal olarak da yoğunluk fazla olmuyor sanırım. Trafik, burada da yağmur arttığı anda sıkışıyor ve araçlar için ışıklar çok kısa süre yandığı için 5 dakikalık mesafe 15 dakika oluveriyor. Buna herkes alışkın, o yüzden oflama puflama duymuyorsun. Ben hariç:) Haaa bir de otobüsten inerken herkes şoföre teşekkür ediyor... Yine sabah yolda karşılaştığın herkesle selamlaşıyor, en azından ufak bir tebessüm paylaşıyorsun.

Açlık durumum ortada:) Evde yemek yapıyorum ama hiçbir şeyin tadı aynı değil. O yüzden aynı keyifle yemiyorum. Maymun misali muzla besleniyorum dersem yeridir:) Şimdi yeni projem spora başlamak... Bugün Alexandra Park'ta ilk keşfimi yaptım. Saçma bir gölet yapmışlar parka (millet çevresinde oturup şiir yazıyor:) Göletin içinde de değişik türde, koruma altına aldıkları canlılar var. 






Şimdi dalga geçmeyi bırakıyorum, tamam. İnanılmaz güzel bir doğa dersem yanlış olmaz. Müziğimi dinleyerek 1 saate yakın yürüdüm ve nefes aldım gerçekten. Yine parkta herkesle selamlaşıyorsun. Tüm bunlar, insanı biraz daha "ait" hissettiriyor. Kısacası, bundan sonra, hafta sonu dışında, hafta içi de birkaç günümü yürüyüşe ayırmaya karar verdim. Hatta belki bir süre sonra koşmaya da başlayabilirim, neden olmasın? 

Dün akşam, benim en sevdiğim gündü biliyorsunuz. Language Exchange vardı tabii ki. Yalnız tabiri caizse "leş" gibi yağmur yağıyordu. Ona rağmen azimle gittim. Yine çok keyifliydi... Çok fazla insanla tanışmadım ama bu daha iyi... Çünkü yeni gördüğün insanlarla detaylı konuşamıyorsun... Aslında o yüzden çok daha keyifli olmaya başladı. Arkadaşlarımın bir kısmı aşağıdadır; dediğim gibi çoğunun adını bile bilmiyorum bu arada:) 


                                     



Bu sefer biraz daha uzun kaldım, hatta sonrasında o sevmediğim gençler mekanına da gittim. Çünkü saat 12'ye geliyordu ve taksiye kalmıştım. O yüzden de devam etmek daha anlamlı geldi.



Bu mekan bahsettiğim ve hiç sevmediğim "Footage" denilen disko gibi bir mekan işte


Yukardaki genç, Kevin, 19 yaşında bir Fransız... Benim Student Castle'da mutfağı paylaştığım iki kişiden biri:) Diğeri ise Özlem:)




Bugünse uyanamadım ve gerçek bir öğrenci misali dersimi ektim. Ama çok güzel oldu; kendime, nefes almaya ayırdığım bir gün oldu, olacak da...

Anladığım tek şeyse, gece dışarı çıkma planları için biraz yaşlanmış olduğum:) En azından bu tür eğlenceler için... Bir an önce güzel müzik dinleyebileceğim mekanları keşfetmem lazım:)

Bugün de yaşadığım gibi, bazı günler uyandığımda hangi zamanda olduğumu unutuyorum; bu normal mi bilemiyorum ama sanki hiç iş hayatına başlamamışım ve üniversite hayatım devam ediyormuş gibi hissediyorum. Ve normal zamana dönmem 3-5 saniyemi alıyor. Bu beni bazen endişelendiriyor aslında... Siz ne dersiniz? İyiyim, yaşayacağım değil mi?

Hiç hayatımda bu kadar kalabalık ve yalnız olmamışım, bunu anladım. Tam da aradığım bu sanırım. Her gün, kafamdaki her şey biraz daha netleşiyor. İçinde bulunduğum durumun ne kadar özel olduğunu ve ne kadar çok çaba harcayarak ulaştığımı hatırladıkça daha iyi hissediyorum.

Bir sürü şey özledim o kesin, hatta bazılarını daha çok sevmeye başladım.
Ama hayatımın geri kalan zamanında, zaten o özlediğim şeyleri yaparak geçireceğimi düşündüğümde iyi hissediyorum.

Şimdilik benden bu kadar...

Bu haftayı da devirdik, darısı diğer haftaların başına;)


1 yorum:

  1. Park muhteşem!!! Aldığın nefesi içimde hissettim vallahi:)

    YanıtlaSil