12 Mayıs 2014 Pazartesi

İlk Durak: Leeds

Hi everyone:)

Bugün keyfim yerinde, yani yazabilirim.
Kendi kendime yazdığım zamanlarda hep kötü anlarımı kolluyordum ama şimdi işler değişti:)
Herkese kötüyüm, özlüyorum demek olmaz tabi, her şeyin bir adabı var.
Şimdi keyfimin yerinde olmasının ilk nedeni; bugün, uzun süredir ilk defa güneşi gördüm:)
Özlemenin güzel yanları...

Bir de kendime "Mojo" adında bir müzik dergisi almıştım.(Nilay Kaya'ya sevgiler:))


Ve belki siz biliyorsunuzdur ama ben yeni keşfettim: "Midlake"
Şu an son ses dinliyorum... Aşağıdaki şarkı biraz depresif - gerçi hepsi depresif gelebilir - ama sözler ve müzik bence harika!!!
İkinci linki denemenizi tavsiye ederim!! Benim için mutluluk bu işte, her geçen gün daha iyi anlayabiliyorum.
Son ses, sadece müziği dinleyip hissedebiliyorum (kulaklıkla tabi). Belki hepimiz öyleyiz ama; benim için müzik niyeyse hep korktuğum ama aynı zamanda çok sevdiğim bir şey oldu. Son yıllarda özgürlükle birlikte bunu daha da iyi hissediyorum! :) 

https://www.youtube.com/watch?v=fOhld2fgZlY 

https://www.youtube.com/watch?v=EK7YFRmFdOM&list=PL966A18A46DF49050

Üçüncü mutluluk verici olaysa bulgur pilavı ve turşu yedim bugün! Hem de pilavı istediğim gibi kendim yaptım. Yani karnım da tok:) 



Bir diğer konuysa ev arkadaşlarımdan biriyle sosyalleşebildik nihayet:) Seyahat programımızı hazırladık bile!

Şimdi Cumartesi gününe dönersek... O gece de Language Exchange'den tanıştığımız İspanyol Anna sayesinde canlı müzik dinleyebileceğimiz bir mekana gittik. Evet bira pahalıydı ama mekanı görmeye değerdi. Sonradan, Anna yerini Refik'in İspanyol ev arkadaşlarına devretti. Kısacası Türk - İspanyol kardeşliğinin dibine vurduk:)
 Konser öncesi ...

Komiklik olsun - British soğukluğu

Pazarsa artık hareket vakti geldi ve Leeds yolları gözüktü. 

Çok da bir şey yokmuş dersem kimse alınmaz herhalde? Aramızda Leeds'li olan yok değil mi:)
Neyse görmedim demeyeceğim.
Manchester'ı küçültüp kopyalamışlar:)
Ben de fotoğraf çekmeyi ve tabii ki güzel bir pub bulup Guinness içmeyi becerdim 







Dışarıda banklar vardı ve her yaştan insan toplanmış birasını yudumluyordu. Ve tabii ki herkes müdavim olduğu için biz biraz garipsendik bence. Yine de bir "Hello" yu esirgemediler sağ olsunlar:)



Küçükken günübirlik pikniğe gittiğinizde açık hava bi çarpardı ya... Aynen öyle bir yorgunlukla döndük. 
Yine 4 mevsimi yaşadık gün içinde. Bence başka mevsimler de var, henüz keşfedilmemiş.
Çünkü burada yaşadığım veya yaşadığımız şey başka bir şey bence.
Bir detay daha, herkes nem kokuyor:)
En kokoşu bile! Benim burnum o kokuya biraz yatkın - ne de olsa İstanbul'un ara katta olup da tek su alan evinde yaşadım -

Bu arada yeni meşgaleler bulma yönünde oldukça yol katettim 
Yeri gelince anlatırım...

Henüz bloğa yeni bir soluk katamayacağım; okuma oranımın düştüğünün farkındayım ama yapacak bir şey yok. Kendimle baş başa kalacağımı bir gün, biliyordum :P


Şimdi biraz dışarı çıkıp geleneklere uyma zamanı!

I will survive!

5 yorum:

  1. Midlake İstanbul'a gelmişti kııı. Mojo'nun kapağındaki Black Keys'i de bir dene, seversin. Bir de bir dahaki müzik dergisi alışverişinde bir de Wire'ı dene, hatta gelirken hatıra olarak bana da getir bir tane :) Leeds güzel yaa, tam Ortaçağ. I love it!
    Afiyet şeker. xxx

    YanıtlaSil
  2. Bu arada Midlake'i izlemiştim ehuehue

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Keşfim geç olsun güç olmasın:(
      Geleceklermiş hem yine...
      Buradaki festivallere yetişemiyorum galiba :(

      Sil
  3. Yaa kızım şu yağmur gelmeden bitirdi benim gözümde İngiltere'yi, sürekli ağlayan asık suratlı depresif biriyle yaşamaya gelecekmiş gibi hissediyorum, bir de nem kokacak :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nasıl güzel bir benzetme yapmışsın anlatamam. Aynen öyle işte! Nem kokusunu sorma sakın!

      Sil