25 Nisan 2014 Cuma

Tabana Kuvvet


Çok beklettim mi:)

Kendi kendime debeleniyorum işte burada:)

Eveeet, işler gittikçe zorlaşıyor ve güzelleşiyor.
Dün inanılmaz yorulduğum için elimi kıpırdatacak halim yoktu.

Neler olduğuna gelirsek... Klasik olarak sabah okula gittim, sonrasında yine kendime sığınacak bir yer bulmak için yollara düştüm. Verilen adrese gittiğimde ki bahsettiğim bu ev; daha önce İstanbul'da bulunduğunu söyleyen biriydi, okuduysanız hatırlarsınız:) Kocaman bir Afrikalı kapıyı açtı! Sokaklarda yalnızca Afrikalılar, Hintliler ve Araplar vardı bu arada. Bunda elbette bir sorun yok, ırkçılık yapmak istemem ama tedirgin olduğumu da söylemeliyim. Örneğin Bob Marley'e bayılırım ama 100 tanesi ile bir arada olmak beni biraz tedirgin eder:) Her şeyin ötesinde evde 2 oda daha boşmuş ve onları da o gün itibariyle 2 erkeğe vermiş. Bu da olur tabi ama ne gerek var şimdi :) En kısa zamanda size döneceğim diyerek uzaklaştım oradan... İstanbul'la alakası ise yalnızca bir gece, aktarmalı uçuş sebebiyle kalmış olmasıymış - baksan kendine İstanbulluyum diyecek gibi. Bakacağım diğer eve yürüdüm bir yarım saat kadar. Ama bahsettiğim mahalleden çok uzaklaşmamıştım. Burada da beni Hintli bir ev sahibi karşıladı; her şey çok güzeldi ama bu sefer de oda hiç içime sinmedi maalesef. Yine işimden de alışkın olduğum üzere "biz size döneceğiz" diyerek ayrıldım...İşim bittikten sonra şehir merkezine nasıl döneceğimi anlamaya çalışırken bir baktım ki şehir merkezine 45 dakikada yürünebilirmiş.... Neden olmasın? Gençler, yaklaşık 25 dakikası kalp çarpıntısıyla geçti - Çok ilginç sokaklardan geçtim. Bugün arkadaşlara anlattığımda, herkes kalp krizi geçirdi. Meğersem tek başına gidilmemeliymiş. Deli cesareti ama bir şey de olmadı. Sadece zenci ev sahibine mesajla teşekkürlerimi ilettikten sonra "yemekte bunu konuşalım mı" dedi. "What does it mean?" ile kurtardık... Neyse çok şükür buralara geldik:):) 

Bahsettiğim 25 dakikadan sonra, son nefesimi vermek üzereyken çok güzel yerler gördüm. Örneğin Manchester Üniversitesi ve çevresindeki sanat galerileri, kiliseler, parklar... 





                                         

(Fotoğraflar çok başarısız biliyorum, ama o kadar büyük yapılar ki nerelerinden tutacağımı bilemedim:))

Bu keyifli yürüyüşün bitimine doğru, ayaklarımda bahsettiğim baloncuklara yenileri eklendi... Yanıma yedek "ayak" getirmeliymişim:)

Yolda yürürken Türk arkadaşlarım şehir merkezinde olduklarını söylediler ben de en azından bir kahve içerim bahanesiyle 10 dakika sonra oradayım diyerek yaklaşık yarım saat daha yürüdüm (Google Map'le bozuştuk tabi), ruhumu onlara teslim ettim. Bu arada ev girişimim başarısız oldu, evde yapılacak tonlarca iş vardı ve uyku gerekiyordu bir sonraki gün için... 

Yaptığımız en güzel şey, Cuma günü için  "Royal Exchange Theatre" daki öğrenci indiriminden yararlanmak oldu. 6 Pound ile Shakespeare oyunu izleyeceğiz. İçinizden güldüğünüzü biliyorum, ben de gülüyorum ama çaktırmayın... Entellektüel olduğumu biliyorsunuz:) İngilizce Shakespeare oyunu:) Neyse, 1 saat sürecek ve çok ünlü bir sahneyi görmek bile yeter....





                                                   
Bugüne gelirsek, yine bir ders silsilesini atlattıktan sonra akşamki programlar için eve, dinlenmeye geldim.
Yağmurlu bir gün...
Ayaklarımı da görün:)








Üstteki fotoğrafların üçü de her gün geçtiğim yollar. Şu büyük bina ise benim kaldığım yer... Castle:)

Şu an saat 15.40... İkinci biramı hüpletiyorum. Bu sefer Carling aldım... Akşam "Efes" barda (:)) canlı müzik, okulun barının açılışı ve tiyatro var.... Hepsi olur mu bilmem ama güzel geçecek gibi duruyor.

Yarın ev bakma ve etrafı keşfetme gezileri yapacağız...

Pazarsa Liverpool! Beatles müzesi... Gerçekten yedek ayak lazım insana...

Ha bir de selülite yürümek birebirmiş:)

Ya bir de burada Kro Bar diye bir yer var... Çok meşhur bir zengin mekanı.. Fotoğrafını ayrıca çekeceğim ama barda oturan herkes görüyor diye utandım... Nerede oturduklarını bilmiyorlar... :) Hayal edin şimdilik.

Benden bu kadar...

Hepinize güzel hafta sonları.... Eğer güneş çıkarsa tadını çıkarın, rakı içecekseniz dibini görün ve benim için yerde boş şişeyi yuvarlayın :)

Sevgiler!




3 yorum:

  1. Hİç güneş çıkmadı mı gittiğinden beri, merak ettim??

    YanıtlaSil
  2. Gün içinde tüm mevsimleri yaşıyorsun, o yüzden güneş de oluyor. ama uyandığında bugün güneşli demiyorsun...Yağsa bile açıyor, açsa bile yağıyor:)

    YanıtlaSil