Bugün annem ve babam da aramıza katıldığı için biraz sansürlü olacak:) Şaka şaka, nasıl olsa su akar yolunu bulur:)
Nerede kalmıştık...
Dün geceki fiyaskodan sonra sabahın bir vaktinde yine kendimi yollara vurdum... Ama güzel bir sabahtı; güneş mi hatırlamıyorum, ama huzurlu uyandım... Sanırım artık bulutla da yaşayabiliyorum. Düşünün, daha şimdiden:)
10.30'daki ev randevum için 10'da evden çıktım ve tabii ki yetişemem diye kraliçe "Ezgi" kendine bir taksi durdurdu:) Ve iyi haber, bu sefer yaradı! Çünkü hayalimdeki evi buldum:) Muhteşem bahçe ve sessizliği ile benim evimdi! Gelmeden önce de hayalini kurduğum ev...
Bu bahçenin güzelliği için ne dersiniz? Evet belki mangal yok ama ya olursa:) Ana dili İngilizce olan 2 kızla kalacağım. Sadece biriyle tanıştım ama gerçekten içime sindi. Bu ev benim olmalı dedirtti bana. Bu arada, güllerin olduğu mekanda fotoğraflar çekmiştim hatırlarsanız, işte tam da o mevkide...Umarım bu söylediklerimi de, geçmişimdeki gibi "yalamam". Biliyorum, kaba bir tabir kullanıyorum ama tükürdüğü her şeyi yalayan ve ister istemez batıl inançlar uyduran bir kişi olarak bunu dile getirmem gerekiyor. Hani belki büyü bozulur. Sarımsak lazım...:)
Alın size evin bulunduğu yer... Siz Instagram'a falan öyle keyifli şeyler koyun daha...
Bu arada, bu şehrin ruhu her şehir gibi karışık... Belki de daha mı karışık?
Ben İngiliz olacağım ve sadece bu şehrin %60'nı oluşturacağım... Bu sonra konuşulacak bir konu belki de...
İdeal hayat yok... Tamam siz biliyorsunuz belki ama ben yeni öğreniyorum...
"Ne yalnızlık ne de yalan...
Bugün sen çok gençsin yavrum, hayat ümit neşe dolu
Mutlu günler vaad ediyor sana yıllar ömür boyu
Ne yalnızlık ne de yalan üzmesin seni
Doğarken ağladı insan bu son olsun, bu son!"
Radyoda çalan şarkı maalesef İngiliz şarkısı değil ne yapabilirim? Hatlar karışık;)
Ya işte evi tuttum, hem de oldukça ucuza...
Bir şeyler, sen istedikçe iyi gidiyor... Ya da kötüleri görmüyorsun... Bilmiyorum. Üzümü yiyerek bağını sormamayı her zaman olduğu gibi tercih ediyorum. Yok bence, ağır olmadı... Devam...
Ev huzurundan sonra gençlerle buluşmaya gittim ve müzeleri gezdik. Biliyorsunuz hepimiz "entellektüeliz"
Tabi bugün ne kadar mil yürüdüğümü (Artık İngiliz yarısıyım) anlatamam... Orayı geçelim... Sevindiğim yine selülitler...;)
Canımız sadece pizza ve bira çekti. Ne kadar zor olabilir? Ama biz koca Manchester City'de uygun fiyatlı ve her ikisinin bir arada bulunduğu bir yer için en az 1 saat daha yürüdük. Kendimizi Italian mekanında bulduk. ne kadar acayip;)
Bahsetmediğim bir nokta var, şu an vücüdumdaki 5kg, İngiliz bozuk paralarıyla dolu... hatta bugün dağıttım... Başbakan misali... Bu arkadaşlara... Yarasın!
İşte bunları dağıttım ki daha yarısı....
Tabi, bugün Cumartesi... Cuma bir nevi yıkımla geçti
Aslında öyle demeyeyim, tamamen bir filmin içinde gibi yaşıyorum...
Gözlerim açık olarak birileri beni savuruyor ve bu İngilizler gerçek olamayacak kadar gerçekler!
O zaman şarkı söylemek lazım diyerek... Efes Restaurant'a gittik...
Sadece Efes birası içmek istiyoruz diye söyleyinde, tüm garsonlar Türkçe konuşmaya başladı.
Vampir görmüş misali, elimizde keşke sarımsak olsa diye düşündük:)
Yapacak bir şey yok, keyfimize bakalım dedik ve rakı içtim:) Hem de mis gibi beyaz peynirle...
Dün gece bir fotoğraf almıştım... Türkiye'den :)
Hem onu hem de bugünümü paylaşıyorum:)
Bu Türkiye'den:)
Bunlar da benden:)
Evet, yorgun görünüyor olabilirim ama mis gibi bir akşamdı.
Bu arada Yalın, Kenan Doğulu falan dinledik, bir arkadaşımız "Yaşar" misali İngilizleri eğlendiriyordu.
Özledim ama o kadar da değil be! Ama "müzik evrenseldir" i kanıksadım.
Yarın ki Liverpool gezisini iptal ettik... Sanki kaçıyor anasını satayım... Koskoca 4 Ay var ve at koşturuyormuşcasına planlar, planlar... Bu iptal kararını aldıktan sonra, eve dönerken markete uğradım... Ha o iblis yine vardı;) Ama kendime peynir, zeytin, domates aldım...
Şaka maka ev tuttum be ya!
Hadi bakalım...
Şşşşt çok eğlenmeyin Türkiye'de...
Azıcık evde oturun, dinlenin falan...
Size "Kro" adlı mekanı anlatmıştım.
Bin tane şubesi varmış...
Bir gün mekan açarsam tüm dillerideki karşılığına bakarak ismini seçeceğim.
İşte bugün Tanrı için ne yaptın derlerse, budur cevabı!
"Nazo gelin ayağına takar hal hal" :)
Tamam söz, İngilizce müzik de dinleyeceğim,
Sevgiler canlar, mutlu pazarlar.
Daha ölmedik:)



.jpeg)
O ev nedir ezgi? Bayildimm
YanıtlaSilPınar çok güzel de mi? Bu hafta taşınacağım, umarım içindeyken de güzel olur:)
SilO caaanım evde de kro kro Türkçe müzikler dinlersen pes sana!
YanıtlaSilYorumunu sileyim de gor;)
SilO bahçede mangal yaptırırsın sen:) Bu arada bunların bozuk paraları ne güzelmiş kız, çeşit çeşit:))
YanıtlaSilBozuk paralar güzel de yaklaşık 10 tane farklısından olunca kafayı yiyorsun!
SilÖğrenemedim hala:(